Şikayet 30.04 2024
Şikayet
Ördüğün duvarların kilitli kapıların
Arkasından ben senin yokluğunla konuştum
Yıkılmış köprülerin virane yapıların
Enkazının aldığında ağlamaktan yoruldum
Duymadın hiç sesimi umursamadın beni
Mal mülk değil varlığım har vurup savurduğun
Bir yâr nasılsın kül eder kendisini seveni
Senin için çarpan bu kalbi nasıl kavurdun
Yuva nasıl kolyca düşünmeden yıkılır
Vefasızlık ne diye ne de güzel gösterdin
Düşündün mü yoksa sen bir can nasıl yakılır
Sen ruhumu yerlere paspas diyerek serdin
Ruhumu da alarak hayatımı yıkarak
Bir haber de vermedin gidiyorum demedin
Neyim varsa alarak bir enkaz bırakarak
Değerini aslında bence sen bilemedin
Bir elveda deseydin bir sebep gösterseydin
Gidişine birazcık alıştırmayın beni
Alıştırmak bir yana çekipte öldürseydin
Öldürdüğün ruhunla yormasaydın bedeni
Ne gelsen mutlu olur ne gelmezsen üzülür
Bir haldeyim ben şimdi maziden kopamamış
Atiye mahsun melül gözüm ufka süzülür
Ben bir garip sevdalı yârine doymamış
Gelsen de gelmesen de ne fark eder ki artık
Bu dünyada r huzur bırakmadın sen bana
Dikilmek ki bu sökük baştan aşağı yırtık
Şikayet ettim seni alemi yaradana
Priştinalı Yusuf Demircioğlu
30.04.2024
Yorumlar
Yorum Gönder