Priştina'dan Urla'ya 16.07.2018
Priştina'dan Urla'ya 16.07.2018
Gemiyle çıktık Piriştina'dan
Yavaş yavaş ayrıldık kıyıdan
İnsanlar farksızdı bir yığından
Anacım duramaz ağlamadan
Ufka bakar babam göz kırpmadan
Bir nefes çeker sigarasından
Vatan daha gözden kaybolmadan
Son sigarayı yakar tabakadan
Duruşu farksızdı bir enkazdan
Yüreği daha sıcak mağmadan
Biten hayatın zorluklarından
Sabır deyip, oturdu ardından
Onbeş yirmi sene sürdü hiçret
Yollarda binbir türlü eziyet
Haydi millet biraz daha gayret
Bekler bıraktığımız memleket
Vardık bir şehre, burası Halep
Buralar yabancıydı bize hep
Memlekete dönmek asıl sebep
Kervanda develer önde merkep
Kuzeye gidiyor muhacirler
Dağılıyor göç birer ikişer
Göç Osmaniye'de biraz bekler
Sonra yola tekrar devam eder
Ben burada gelmişim dünyaya
Başladım çileyi yaşamaya
Anam ekmek yapar elde maya
Kuru ekmekle alış doymaya
Boyu aşkın yokluk yanımızda
Bir de çeteler vardı bu yolda
Kahvehane işlettik Dinar'da
Amcamlarım kervanın başında
Savaş var dediler az ötede
Gitmemize yoktu müsaade
Cesetler yığılmıştı trende
Para vardı birinin cebinde
Böylece ben ölümle tanıştım
Yeni bir hayata başlamıştım
Bu hatıramı hep anlatırdım
Artık siyah beyazdı hayatım
Savaş bitti dedi gazeteler
Birden bizde yeşerdi ümitler
Son bir gayretle başladı sefer
Tabiki gelemedi ölenler
Izmir'deydik, geldi açı haber
Kuruludu artık yeni ülkeler
Bizlere iskan hakkı verdiler
Yeni vatanın Urla dediler
Biz İzmir'den Urla'ya yürüdük
Güzel bir yermiş, Urla'yı gördük
Memleket elden gitti, üzgündük
Memleketi görmeden büyüdük
Uzun ve zor bir hayat yaşadım
Muhacirlik çok zor torunlarım
Yazamadığım hatıralarım
Hepsini mezarımda saklarım
Priştinalı Yusuf Demircioğlu
Yorumlar
Yorum Gönder